Röportaj: Fikret Ercan / Hürriyet Yayın Direktörü
Röportaj: Fikret Ercan / Hürriyet Yayın Direktörü

1.Öncelikle bize kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Edebiyat Fakültesi Sosyoloji mezunuyum. 1968 yılında mesleğe başladım. Sosyoloji dersleri hayatımda çok önemli bir yer tutuyor. Çünkü bir toplum bilimi olduğu için gazeteciliğin her alanında bana çok büyük katkısı oldu. Gazetecilik alanında çalışmak isteyen gençlere sosyoloji, psikoloji, felsefe gibi insani bilimler mutlaka ilgiyle takip etmelerini öneriyorum.

2. Öğrenim yıllarınızda en çok özlediğiniz şeyler neler?

Tabi o yıllarda Türkiye’de her şey çok eksikti. Spor yapma, gençlerin günübirlik çalışacağı çalışma imkanı yoktu, gelir seviyemiz azdı. Her şeyin özlemini çektik. Bir eğlence yerine gidip eğlenme, bir konsere gidip müzisyeni dinleme özlemi duyduk. Bugünkü gençler mutlaka kendilerini şanslı hissetmeleri gerekiyor. Günümüz koşullarını mutlaka değerlendirmeliler. Eskiden gerçekten yoklar ülkesiydi Türkiye. Amerika o günden bugüne elli senede on-yirmi sene çağ atladıysa; Türkiye yetmiş-seksen yıl çağ atlamıştır. Bu çağ değişimine şahit oldum. Gazeteciliğe başladığım zamanki teknolojiyle şu an ki teknoloji arasında da bir asır fark var. Biz de mesleğimizde şaşkınlık içinde buna ayak uydurduk.

3. Gençlik yıllarında bir idolünüz var mıydı?

İdoller her zaman olur. Yabancı basında örnek aldığım gazeteciler vardı.

4. On sekiz yaşınızdaki halinize ne tavsiye edersiniz?

Dünya vatandaşı olsunlar. İngilizce öğrenmeleri oldukça önemlidir. Tek bir ülkeye çakılıp kalmasınlar. Her zaman daha büyük, geniş ve özgür düşünsünler. Hiçbir ülkenin kuralları, bu gençlerin kafalarını bu çuvala sokamaz. Seven, sevmeyen olsun her zaman düşüncelerini özgürce ifade etsinler. Katlın, ifade edin, beğendiklerinizi de söyleyin, beğenmediklerinizi de. Biz bunu gençliğimizde yetiştirilme şartlarımızdan dolayı yapamadık maalesef, çok ezildik. İsyan etmek ayrı bir şey ama sevginizi de ifade edin. Sevdiklerinize bol bol ‘Seni Seviyorum’ deyin. Çünkü bunlar bizi bir arada tutar.

fikret ercan röportaj

5. Kariyerinizdeki dönüm noktası nedir?

Sosyoloji mezunu olmam.

Pes Etmeyi düşündüğünüzde sizi ne motive eder?

Kendi kararım değil başkalarının yaşamı da beni etkiler. Benim bir ailem var ve onlar adına pes etmemem gerektiğine inanıyorum.

6. İçinde bulunmaktan en çok gurur duyduğunuz proje nedir?

MİKA-DER kimsesiz çocuklara el uzatan, onların yaşam şartlarını değiştirmeye çalışan bir dernek. Eşimin de bu dernekte Minik Kalplerle El Ele adlı bir projesi var. Ben de bu projenin içinde yer aldım ve bundan gerçekten gurur duydum.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Beril Hızıroğlu – Burak Efe | ODTÜ İşletme

Yazar

ODTÜ İşletme Topluluğu

ODTÜ
İşletme

İlgİlİ Yazılar

Dünya Bilardo Şampiyonu: Semih SAYGINER!

Dünya Bilardo Şampiyonu: Semih SAYGINER!

Röportaj: Güray Gürsel

Röportaj: Güray Gürsel

Guddu & Shani Röportaj

Guddu & Shani Röportaj

0 Yorum

Yorum Yaz